• Doktorlar

  • Org. Başbuğ, İngiliz basınında

4 Ağustos 2008

Org. Başbuğ, İngiliz basınında

The Sunday Times gazetesi, “Sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker Başbuğ’un, (Genelkurmay Başkanı) olması bekleniyor” diye yazdı.

Org. Başbuğ, İngiliz basınında

Genelkurmay Başkanlığı’nda beklenen değişiklik yurt dışında da dikkat çekti. The Sunday Times gazetesi, “sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker Başbuğ’un, (Genelkurmay Başkanı) olması bekleniyor” diye yazdı. Gazete, “Orgeneral Başbuğ’un hükümete tesir etmede daha etkin olması bekleniyor�? iddiasında da bulundu.

“BUZ SAVAŞÇI” SAKİN VE PRAGMATİK

İngiltere’de Pazar günlerinde yayımlanan The Sunday Times gazetesi, “Buz Savaşçısı’ Türkiye’de İslamcı yönetimin yükselişini geri püskürtmeye hazır�? başlıklı uzun haber analizinde, Türkiye’deki son gelişmelere de dikkat çekerek TSK’nın liderliğinde yapılacak değişiklikleri, Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesi beklenen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’u ve Türkiye’de ordunun rolünü değerlendirdi.

İstanbul kaynaklı, Jon Swain imzalı haber analizinde, “Türkiye, kendisini bir demokrasi olarak adlandırıyor ancak ordu hem zaman kanatlarda dolaşıp durdu. Askeri darbeler, son 50 yılda üç defa seçilmiş hükümetleri iktidardan uzaklaştırdı�? diye yazdı.

“TÜRKİYE GEÇEN HAFTA SİYASİ KAOSUN EŞİĞİNDEN DÖNDÜ�?

“Türkiye’nin geçen Çarşamba günü siyasi kaosun eşiğinden geri adım atmayı başardığını�? ancak, yargıçların çoğunun AKP’yi laikliği “erozyona uğratmaktan�? suçlu bulduğunu kaydeden gazete, “Ergenekon soruşturması�? kapsamında iki emekli generallerin cezaevinde olmasının “krize�? katkıda bulunduğu yazdı. The Sunday Times, Org. İlker Başbuğ’un yeni Genelkurmay Başkanı olarak atanmasının beklendiğini belirtikten sonra şöyle devam etti:

“Yaygın olarak, sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker Başbuğ’un, (Genelkurmay Başkanı) olması bekleniyor. Sandhurst’de eğitim gören 65 yaşındaki Başbuğ, önümüzdeki iki yıl (orduda) en üst görevi yürütecek. Müthiş bir askeri şahsiyet ve geçen yıl oyların yüzde 47’si ile seçilen ancak kendisini laik toplumun koruyucusu olarak gören ordu tarafından güvenilmeyen Erdoğan hükümetinin dar bir siyasi çizgide hareket etmesini sağlayacak ideolojik bir şahin.

“Bu nedenlerden Başbuğ’un, Erdoğan’ın terfi etmeyi tercih edeceği general olmadığı kesin gibi. Görevi bırakacak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da bir şahindir ancak impulsif idi ve başbakan daha etkin bir manevra üstünlük sağlayabiliyordu.�?

“İNCE BİR ZEKAYA SAHİP�?

İngiliz gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan “bir askeri kaynak�?ın da “Erdoğan, Başbuğ’un selefine göre çok daha müthiş bir karşıt olduğunu görecek. Çok daha ince bir zekaya sahip�? sözlerini de aktardı. Aynı kaynak, “Erdoğan, Başbuğ konusunda ihtiyatlı ve bir başkasını atamayı tercih ederdi�? diye konuştu.

“Başbakanın Başbuğ’un atamasına karşı çıkacak anayasal yetkiye sahip olduğunu, ancak geçmişte bu yetkiye başvurulduğunda hemen hemen her defada geri teptiği�?ni öne süren The Sunday Times, “Ve Erdoğan, geçen haftaki gelişmelerin kendisini kırılgan bıraktığını biliyor�? iddiasında da bulundu.

“BAŞBUĞ HÜKÜMETE TESİR ETMEDE DAHA ETKİN OLUR�?

Anayasa Mahkemesi’nin kararının AKP hükümetinin demokratik reformları sürdürme yolununu açtığını, Erdoğan’ın yeni bir anayasa üzerinde çalışmaya başlaması beklendiğini kaydeden gazete, ancak kararın aynı zamanda “kendisinin ve askerlerin, (Erdoğan’ın) partisini, İslamcı faaliyetlerin herhangi bir sinyalı olup olmadığı konusunda yakında izleyeceği�? anlamına geldiğini, bu nedenle Erdoğan’ın dikkatli olması gerekeceğini savundu.

Gazete “Eğer (Erdoğan) fazla uzağa gitmeye çalışıyorsa, AB onaylamazsa da, Başbuğ ve askerlerin, silahlı kuvvetler geçmişte yaptığı gibi ağır bir biçimde cezalandıracağı konusunda kuşku yok�? iddiasında bulundu.

haberler, turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 Ağustos 2008

Haber mi rapor mu

Haber mi rapor mu

Kuzey Irak’ta Kürtçe yayınlanan Levin Dergisi, Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığını, envanterindeki dürbün sayısına varıncaya dek en ince ayrıntılarıyla yayınladı.

Şu anda bölgede 13 ayrı üste toplam 3 bin 235 Türk devlet görevlisinin bulunduğunu belirten haber, içerdiği bilgilerle istihbarat raporunu andırıyor.

IRAK’ın kuzeyindeki tüm Kürt gruplarıyla ihtilaf yaşayan ve sık sık Kürt politikacıların yolsuzluk haberlerini yayınlayan Levin Dergisi’nin haberine göre, bölgedeki en büyük Türk üssü, Türkiye sınırına 8 kilometre mesafede bulunan Kanimasi Kasabası’nda. En büyük lojistik ve istihbarat üssü ise yine Duhok Eyaleti’nde bulunan ve sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Bamarne’de. Dergi, bu üslerde bulunan mühimmatları da en ince ayrıntısına kadar teker teker sıralıyor. Ardından aynı şekilde Batufa, Sinki, Kobki, Kimri, Daray Davatya, Sarı Zayrı ve Zaho’daki üslerin detayları veriliyor.

Irak Temsilciler Meclisi’nden bir yetkiliyle konuşan dergi, Iraklı politikacıların 1990’larda kurulan bu üslerin kaldırılması için girişimlerde bulunduğunu aktarıyor. Dergiye konuşan yetkili, Türkiye’nin bölgede uluslararası hukuka aykırı silahlar kullandığını iddia ediyor.

Herkese muhalif

Levin Dergisi, Kuzey Irak’ta 15 günde bir Kürtçe yayınlanan bağımsız bir dergi. 2001’de yayına başlayan dergi, yerel Kürt politikacılarının karıştığı yolsuzluk olaylarını ortaya çıkarmasıyla biliniyor. Dergi, hem Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’ye, hem de Mesut Barzani’ye muhalif. Aynı zamanda El Kaide hakkında da araştırmalar yayımlıyor.

Kürt resmi görevlilerinin karıştığı fuhuş trafiğini ortaya koyan haberinden sonra tehditler alan 23 yaşındaki muhabir Soran Mama Hama, 21 Temmuz’da Kerkük’teki evinin önünde kim oldukları henüz belirlenemeyen 4 kişi tarafından vurularak öldürüldü. Gazeteciler Sendikası, cinayetten yerel yöneticileri sorumlu tuttu.

5 Mart’ta yine failimeçhul bir cinayete kurban giden Saddam döneminin Çalışma Bakanlarından Abdülsettar Tahir Şerif (74) de, öldürülmeden 10 gün önce Levin’e konuşmuş ve Talabani ile Barzani’yi yolsuzluğa bulaştıkları iddiasıyla eleştirmişti. Derginin genel yayın yönetmeni Ahmet Mira ise geçen yıl kaleme aldığı makalede Talabani’nin hasta olduğunu iddia edince, peşmergeler tarafından gözaltına alınmış ve 13 saat işkence görmüştü.

2500 asker 58 tank

LEVİN Dergisi’nin, temmuz sayısında yer verdiği ayrıntılı bilgilere nasıl ulaştığı net değil. Süleymaniye merkezli yayın organı, haberini Irak merkezi hükümet yetkililerine dayandırıyor ama bu konuda ne bir kurum, ne de kişi ismi veriyor. Türk ordusunun Irak’ın kuzeyindeki varlığını ayrıntılı bir şekilde aktaran dergi, Dohuk Bölgesi’nde yoğunlaşan 13 ayrı üsteki Türk görevlilerin dağılımını şöyle yapıyor:

2 bin 564 asker 91 subay 240 özel harekát görevlisi 340 jandarma. Bu görevlilere ek olarak Batufa’da Albay Faruk Buğ’a bağlı, 20 Türk özel istihbarat elemanının da bölgede bulunduğu iddia ediliyor.

Derginin haberine göre Kuzey Irak’taki Türk üslerinin mevcut envanteri ise şöyle:

58 tank 27 zırhlı araç 31 uzun menzilli top 26 havan topu 17 RPG (roketatar) 10 uçaksavar (12.7 mm makineli tüfek) 40 askeri araç 13 Biksi (7.62 mm makineli tüfek) 2 çift gece görüş dürbünü 3 dürbün tripotu 10 sniper tüfeği 1 Atar bombası 4 uydu telefonu 2 Racal askeri radyo seti 2 vinç 1 gelişmiş ses giderici cihaz.

dünya'dan haberler, turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 Ağustos 2008

Zorlu Center’da 4 proje finale kaldı, Ahmet Bey 1 milyar doları hazırladı

Zorlu ihalesini 800 milyon dolara aldığı Karayolları Arazisi için proje seçimini 20 Ağustos’ta tamamlayacak. 117 firmanın katıldığı proje yarışmasında 4 projenin finale kaldığını ve seçimi Anıtlar Kurulu’nun yapacağını söyleyen Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “Hangi proje seçilirse seçilsin 1 milyar dolara mal olacak. Satışlar da yılbaşında başlayacak” dedi.

Zorlu Center’da 4 proje finale kaldı, Ahmet Bey 1 milyar doları hazırladı

ZORLU Grubu geçtiğimiz yıl mart ayında gerçekleşen ihale süreci sonucunda 800 milyon dolara aldığı Karayolları arazisi için proje seçimini 20 Ağustos’ta tamamlayacak. Projenin maliyeti için 1 milyar dolar öngören Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu “117 firmanın katıldığı proje yarışması sonucunda finale kalan 4 alternatif oldu. Bu kalan 4 arasında seçimi Anıtlar Kurulu Yapacak. Biz ne vaad ettiysek onu yerine getiriyoruz” dedi.

Satış yılbaşında başlar

Proje önünde Mimarlar Odası’nın açtığı dava ile başlayan yasal engelin kısa süre içinde sona ermesini beklediğini ifade eden Zorlu, şöyle devam etti: “Mahkeme kararının önümüzdeki günlerde sonuçlanmasını bekliyoruz. Ardından da proje ile ilgili çalışamalara başlayacağız. Satışlara yılbaşında başlayıp projenin 2010 yılında tamamlanmasını hedefliyoruz. 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ çalışmalarına yetiştirilmesi planlanan projede sosyal ve kültürel çalışmalar için alanlar ön plana çıkıyor”

Konsept hepsinde aynı

Yarışma sonucunda finale kalacak projelerinin maliyet açısından çok farkı bulunmayacağını dile getiren Zorlu şu şekilde konuştu: “Biz bu projede bir konsept oluşturuyoruz. Yani bize sunulan projelerin tamamı konferans salonları, konser salonu, müze ve elektronik kütüphane gibi sosyal ve kültürel yapıları kapsıyor. Ayrıcai otel, iş merkezi, alışveriş merkezi ve rezidansları da içinde barındırıyor. Bu nedenle projeden projeye maliyet en fazla 100 milyon dolar oynar. Türkiye’de ilk kez beş değişik fonksiyonu içinde bulunduracak olan ’karma kullanım’ projesinde maliyet planlarını ileride yapacağız.”

Uzakdoğulu işletmeci

Projenin içindeki otel ve rezidansların işletmesi için de daha önce Türkiye’ye hiç girmemiş Uzakdoğulu ünlü bir firma ile anlaşma yolunda olduklarını dile getiren Zorlu “İstanbul’a yakışır bir proje yapma sözümüzü tutuyoruz. Bu proje 80 sene sonra bile göze hitap edecek. Anlaştığımız işletmeci firma Avrupa’da da faaliyet gösteriyor. Dünyada birçok ülkede otel ve alışveriş merkezi işletiyor. Bizde de rezidansı ve oteli bu grubun işletmesi planlanıyor” dedi.

Ciro hesabı için erken

ZORLU Center için henüz bir ciro hesabı yapmadıklarını söyleyen Ahmet Zorlu, “Biz projede neyi satıp, neyi satmayacağımızı henüz bilmiyoruz. Bu şekillenmediği için de henüz bir ciro hesabı yapamıyoruz. Proje seçilip plan tamamlandıktan sonra bu hesaba gireceğiz” dedi.

Maktum’u geride bırakmıştı

ZORLU Grubu, İstanbul’un en değerli arsası için geçtiğimiz yıl mart ayında açılan ihalede Dubai Şeyhi Maktum’u geride bırakmıştı. İhaleyi 800 milyon dolara alan Zorlu 96 bin metrekarelik arazide metrekare bedeli olarak 9 bin 641 dolar ödemeyi kabul etti. İhalenin ardından geçtiğimiz yıl yılbaşında projeye ilk kazmayı vurmayı planlayan Zorlu Mimarlar Odası, Şehir Planlamacıları Odası ve Yol Yapı Altyapı Bayındırlık ve Tapu Kadastro Kamu Emekçileri Sendikası’nın açtığı davalar nedeniyle bir süre önce inşaat çalışmalarını durdurma kararı almıştı. Ancak Danıştay’a yaptığı ’red’ başvurusunun kabul edilmesiyle inşaat iznini yeniden kazanmıştı.

Yatay bina Büyükdere Caddesi’ne başkaldırıyor

ERA Şehircilik Mimarlık’ın projesi İstanbul siluetinde ayrılan kimliği ve simgesel değeri ile dikkat çekiyor. Konsepti, İstanbul ve araziye yerleşimi itibarıyla çevre ile diyalog kurmak üzerine konumlandırılmış olan bu binanın tasarımı Büyükdere Caddesi üzerindeki genel mimari yaklaşıma karşı yatay olarak geliştirilmiş. Ortasında açık alanı bulunan binanın kat yüksekliği cephelerine göre farklılık gösteriyor.

117 başvuru oldu, 13’ü yarıştı 4 mimarlık grubu finale kaldı

Zorlu Gayrimenkul’ün geçen yıl haziran ayında açtığı “Zorlu Center Mimarlık ve Kentsel Tasarım Yarışması”na 117 firma başvurdu. Bunların arasından 13 uluslararası mimarlık ofisi seçilerek yarışmaya katılmaya hak kazandı.

Yapılan değerlendirmede ERA Şehircilik Mimarlık Müşavirlik Ltd. Şti., Yapı Tasarım Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti.-A.L.U.D. (Architecture, Landscape & Urban Design) Ortak Girişim Grubu, Tabanlıoğlu Mimarlık AŞ-Emre Arolat Mimarlık Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu ve Cafer Bozkurt Mimarlık Ltd.-asp Architekten Stuttgart Ortak Girişim Grubu projeleri ile finale kaldı.

Köprülerle birleşen binalar saate göre renk değiştiriyor

MİMARLAR Yapı Tasarım Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri ile Architecture, Landscape & Urban Design Ortak Girişim Grubu’nun oluşturduğu proje ’İstanbul’a bir heykel’ temasını işliyor. Kentin her açısından farklı görünen ve günün her saatinde farklı renklere bürünen bu yapı birbirine bağlı 5 çok katlı bloktan oluşuyor. Bu binaların bazılarının üst katlarından köprüler aracılığıyla birbirine geçiş imkanı da bulunuyor.

5 blok lego gibi görünüyor

CAFER Bozkurt Mimarlık ve Architekten Stuttgart Ortak Girişim Grubu’nun projesi binaları üst üste konulmuş küpler şeklinde yükselen bir yapı olarak öne çıkıyor. 5 blokun çevrelediği projede bu blokların önünde U şekline benzer bir yapıda tasarlanmış bir alışveriş merkezi yer alıyor. Bu binada kenarlara geldikçe binanın yüksekliği de artıyor. Projenin en ön kısmında da çeşitli gösteriler için tasarlanmış bir alan bulunuyor.

Meydanın arkasında iki kule yükseliyor

YARIŞMAYA ayrı ayrı projelerle katılan Emre Arolat Mimarlık ve Tabanlıoğlu Mimarlık daha sonra projelerini birleştirme kararı aldı. Oluşan bu yeni konsorsiyum ile şirketler ’Yeni bir merkez ve özgün bir kent parkı’ temasını hayata geçirmeyi amaçlıyor. İstanbul’un kamusal mekan kurgusuna yeni bir halka olarak eklenmeyi hedefleyen proje zengin yarı açık alanları ile göze çarpıyor. Bu yolla alışveriş merkezlerinin yapısal ve sosyal normlarını kırmayı hedefleyen mimarlar projede yarattıkları kent meydanı ve büyük konser salonu ile öne çıkıyor. Projede ortada meydan şeklinde oluşturulan açık alanda alışveriş merkezi ve konutlar yer alıyor. Arkasında da iki adet çok katlı kule yükseliyor.

turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 Ağustos 2008

Ne tanıklar ne sanıklar AMA afişe oldular

Ergenekon İddianamesi eklerinin kamuoyuyla paylaşılmasıyla, işadamından sütçüsüne, aile üyelerinden taksicisine, siyasetçisinden sanatçısına, davayla tanık ya da sanık olarak dahi ilgisi olmayan binlerce insanın özel hayatı adları, soyadları ve telefon numaralarıyla afişe edildi. Bu kişilere ait özel bilgiler, Ergenekon İddianamesi’nin 297 numaralı delil klasöründe yer aldı.

CUMHURİYET Savcısı Zekeriya Öz’ün başkanlığında yürütülen Ergenekon soruşturması iddianamesinin eklerinin kamuoyuyla paylaşılması, olayla hiçbir ilişkisi olmayan binlerce insanın özel hayatını da deşifre etti. Sanıkların telefonunda kayıtlı olan sütçüsünden, işadamı, mahalledeki taksiciden, aile üyelerine kadar herkesin cep telefonları iddianame eklerinin internette yayınlanmasıyla afişe edilmiş oldu.

Delil klasöründe/_np/4938/6084938.jpg

Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların telefon kayıtları, Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli polislerce incelenip dökümleri alındı. Dökümlerde sanıkların cep telefonu hafızalarında kayıtlı herkesin cep adları, soyadları ve telefon numaraları, iddianamenin 297 numaralı delil klasöründe yer aldı. İnternette iddianameyi inceleyen herkes, bu telefon kayıtlarına kolaylıkla ulaşabilecek olması tepki çekti.

Sanatçılar, işadamları

İddianame eklerinin internet sitelerinde yer almasıyla telefon numaralarına ulaşılabilecek binlerce isimden bazılarının isimleri, meslekleri ve işleri şöyle:

Zeynel Abidin Erdem (İşadamı), Ahu Tuğba (Oyuncu), Kazım Kolcuoğlu (İstanbul Barosu Başkanı), Necla Arat (CHP Milletvekili), Serdar Denktaş (KKTC Dışişleri Bakanı), Korkut Özal (İşadamı-Turgut Özal’ın kardeşi), Ali Koç (İşadamı), Hadi Çaman (Sanatçı), Veysel Eroğlu (Çevre ve Orman Bakanı), Dengir Mir Mehmet Fırat (AKP Genel Başkan Yardımcısı), Ahmet Davutoğlu (Başbakan Başdanışmanı), Akif Beki (Başbakan Basın Danışmanı), Meral Akşener (Eski Bakan-MHP Milletvekili), Halil Şıvgın (Eski Bakan), Murat Karayalçın (SHP Genel Başkanı), Namık Kemal Zeybek (Eski Bakan), Oktay Vural (MHP Genel Başkan Yardımcısı), İlhan Kesici (CHP Milletvekili), Güldal Mumcu (TBMM Başkanvekili), Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı), Tuğrul Türkeş (MHP Ankara Milletvekili), Mehmet Ali Bayar (Demokrat Türkiye Partisi eski Genel Başkanı), Ahmet Ertürk (TMSF Başkanı), Hasan Doğan (Kısa süre önce görevdeyken yaşamını yitiren Futbol Federasyonu Başkanı), Vural Savaş (Yargıtay eski Başsavcısı), Fahri Kasırga (Adalet Bakanlığı eski Müsteşarı), Mesrop Mutafyan (Ermeni Patriği), Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür (Eski MİT’çiler), Devrim Sevimay (Gazeteci), Oray Eğin (Gazeteci), Tuncay Özkan (Gazeteci), Osman Pamukoğlu (Emekli Tümgeneral), İbrahim Tatlıses (Türkücü), Tuğba Ünsal (Manken), Yavuz Bingöl (Türkücü), Nur Ertürk (Türkücü), Nihat Doğan (Türkücü), Nasuh Mahruki (Dağcı), İzzet Çapa (İşletmeci)

Tekin’in bombacısı

Sanıkların telefon fihristlerinden ilgi alanları da anlaşılabiliyor. Muzaffer Tekin’in cep telefonunda kayıtlı 196 isimden biri de “Bombacı”. Tekin, at yarışı tüyoları veren “Bombacı” servisin 3953 mesaj numarasını da telefonuna kaydetmiş. 4 sms ücreti karşılığında “Bombacı” yazıp 3953’e mesaj gönderildiğinde günü tüyoları cep telefonuna geliyor. Bazı sanıklarsa numaralarını unutmamak kendilerini de fihristlere kaydetmişler.

turkiyeden olaylar | 0 yorum

10 Temmuz 2008

Medvedev: ABD’nin füze kalkanı rahatsız edici

09 Temmuz 2008

Medvedev: ABD’nin füze kalkanı rahatsız edici

A.A.

Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, ABD’nin Çek Cumhuriyeti ile füze kalkanı konusunda imzaladığı anlaşmanın Moskova’da çok fazla rahatsızlığa yol açtığını söyledi.

Rus haber ajansları G-8 zirvesi için Japonya’da bulunan Medvedev’in ABD ve Çek Cumhuriyeti arasındaki anlaşmayla ilgili yaptığı açıklamada, Rusya’nın ABD’nin Doğu Avrupa’da füze kalkanı kurma planına karşılık vereceğini, ancak Washington ile bu konudaki görüşmeleri de sürdürmek istediklerini söylediğini kaydettiler.

ABD’nin Çek Cumhuriyeti ile füze kalkanı anlaşması imzalamasının kendilerini “son derece rahatsız” ettiğini ifade eden Medvedev, “Bu konuda duygusal davranmayacağız ama misilleme adımları konusunda düşüneceğiz” dedi.

Medvedev, misilleme olarak ne yapacakları konusunda bilgi vermezken, üst düzey Rus generaller daha önce yaptıkları açıklamalarda, ABD’nin olası füze kalkanına karşı Belarus’a stratejik İskender füzelerini yerleştireceklerini ve orta menzilli nükleer füzelerin üretimine başlayacakları uyarısında bulunmuşlardı.

dünyadan | 0 yorum

9 Temmuz 2008

Bel Fıtığı » Bel fıtığından korunmak için önlemler

Kilo vermek :
Fazla kilolar, omurlar, dolayısıyla diskler üzerine olan yükü arttırır. Sonuçta diskin içindeki yumuşak çekirdeğin dışarı kaçmasını yani fıtıklaşmayı kolaylaştırır. Şişman bir bel fıtığı hastasının kilo vermesi kadar iyi bir tedavi yoktur. Bu her reçeteden daha değerlidir.

Spor yapmak:
Bel ağrıları olan kişinin yapmasında yararı olan sporlar; yüzme, yürüme, hafif koşular (jogging) ve bisiklete binmek (dik durumda yapılmalı ve kıvrık gidonlu bisikletle yapılmamalı) olarak sayılabilir.

Futbol, basketbol, voleybol, güreş, halter, golf gibi sporlar sakıncalıdır. Jogging 20 dakika süreyle yapılmalıdır. Diğer aktivitelerin süresi 30-40 dakikaya çıkarılabilir. Ancak bu sırada nabız sayılmalı ve 120-130 dakikanın üzerine çıkarılmamalıdır. (40 yaşın altında 130 dakika, 40 yaşın üzerinde 120 dakika).

Sağlıklı uyumak ve dinlenmek:
Bel ağrısından yakınan hastalar birçok hareketten kaçınmak zorundadır. Günlük yaşamdaki hareketler kolay görünmesine rağmen dikkat edilmediği takdirde bel ağrısının artmasına neden olurlar. Bu nedenle yaptığınız tüm hareketlerde bel dengeli bir durumda tutulmalıdır.

İnsanlar yaşamının üçte birini uykuda geçirmelerine rağmen bu sürenin bel üzerindeki etkisini dikkate almamaktadırlar. İyi bir yatak vücudun gömülmesini engelleyecek kadar sert, sırt eğrilerini koruyacak kadar yumuşak olmalıdır. Büyük yataklar tercih edilmelidir. Bu yataklar gece boyunca rahat hareketi sağlar, eklem ve kaslar üzerindeki yükü azaltır ve sabah tutukluğunu önler.

Yastık ensenize destek olmalı ve dengeli bir durumda dinlenme olanağı sağlanmalıdır. Kuş tüyü veya fiber yastıklar sünger yastıklara tercih edilmelidir. Enseyi destekleyecek biçimde yapıldığı takdirde sünger yastıklar da kullanılabilir.

Vücudumuzun uykudaki şekli iyileşme sürecini etkiler. Uyumadan önce vücudumuzu rahat ettirecek bir şekil almak doğru olacaktır.

Sırt üstü uyuma veya dinlenmede ensenize desteksiz bir biçimde yastık koymayın. Dizlerin arasında yastık koymak sizi daha da rahatlatır. Ancak büyük bir yastık kullanmayın.

Dizleri göğsünüze doğru çekerek yan yatmak da sizi geçici süre rahatlatabilir. Ancak sürekli yatmak için doğru bir şekil değildir. Alttaki bacağınızı düz tutun, diğer bacağınızı bükün.

Sert bir yatakta yüzü koyun yatmak da sizi rahatlatabilir. Bu durumda başınızın altına yastık konması genellikle tavsiye edilmez. Dizlerinizi büküp bileklerin arasına bir yastık yerleştirilmesi doğru olacaktır.

Yatak yapmak zorunda kalırsanız tek tarafta durup öne doğru eğilmeyin. Öne doğru eğilme hareketi diz çökerek veya yatağın üzerine çıkarak en aza indirilebilir. Böylelikle belin dengeli pozisyonu korunmuş olur. Ayakta yapacaksanız yatağın etrafında dönerek yapmaya çalışın.

Ağırlık kaldırırken dikkat edilecek hususlar:
Herhangi bir yük kaldırmadan önce bunun gerekliliğini ve sınırlarını belirleyiniz. Hekiminizden size uygun özel kaldırma tekniklerini mutlaka öğreniniz. Belinize zarar vermemek için, iyileşmenin erken dönemlerinde yük kaldırmamak ya da yardım istemek daha doğru olacaktır. Güvenli bir biçimde kaldırmak sadece ağırlığın miktarı ile değil, kaldırma biçimi ile de ilgilidir. Sanılanın aksine bel kasları kaldırma faaliyeti için elverişli değildir. Bel kaslarının başlıca amacı, dengeli bir duruş sağlamak için karın kasları ile iş birliği halinde çalışmaktadır. Bu nedenle kaldırma hareketini belinize değil, bacak ve uyluktaki büyük kasları kullanarak yapmalısınız.

Günlük faaliyetlerdeki tüm kaldırma hareketlerine son vermek kolay değildir. İyileşmenin erken dönemlerindeki kısıtlamalardan sonra durum düzeldikçe yavaş yavaş yük kaldırmaya başlayabilirsiniz.

Herhangi bir yükü kaldırırken dikkat edilmesi gereken ilkeler aşağıda sıralanmıştır:

  • Kaldıracağınız ağırlığı hesaplayın.
  • Kaldırmadan önce ağırlığı deneyin.
  • Gerektiğinde yardım isteyin.
  • Kaldırırken belinizi daima dengeli durumda tutun.
  • Mümkün olduğunca ayaklarınızı kullanın.
  • Kullanacağınız yükü mümkün olduğunca kendinize yakın tutun.
  • Kaldırırken karın kaslarınızı gergin tutun, nefesinizi tutmayın.
  • Kaldırırken dönmek gerekirse belinizle değil, ayaklarınızla dönün.
  • Hızlı, çabuk ve yumuşak hareketlerle yer değiştirin.
  • Eğilme ve uzanma hareketlerini en aza indirin.

Ev işi yaparken dikkat edilecek hususlar:

Mutfak işleri:
Mutfakta çalışırken dengeli bir durum imkanı vermeyen hareket ve duruşlardan kaçınmak gerekir. Yukarıya doğru uzanmamak için mutfak gereçlerinin omuz ve bel arasında bir yükseklikte dizilmiş olmasını sağlayın. Daha aşağı seviyelerden bir şey almak gerektiği takdirde dizinizi yere dayayın, cismi alın, tezgaha koyun, masanın desteğinden yararlanın. Ayağa kalkacağınız zaman iskemle ya da tezgahtan yararlanın. Bu destekler belin normal eğiminin korunmasını sağlayacaktır. Uygun bir destek bulamazsanız ellerinizi kalçanıza koyun ve kollarınızla itin.

Bulaşık yıkarken tabakları kendinize yakın tutun. Bu sizin dik durmanızı sağlayacaktır.Ağır bulaşıkları kaldırmak yerine kaydırmaya çalışın. Ağır malzemeleri taşırken servis arabası kullanın.

Bulaşık makinesini doldururken, yıkanacak bulaşıkları önce makinenin yanındaki tezgaha yerleştirin. Bir dizinizi bükerek bulaşık makinesini doldurun. Bu sizi tekrar tekrar öne eğilmekten koruyacaktır. Bulaşık makinesini boşaltmak için işlemin tersini yapın. Ayağa kalkarken makineyi destek olarak kullanın.

Çamaşır yıkarken:
Çamaşırı küçük parçalar halinde makineye koyun. Küçük parçalar belinize büyük bir iki parçanın vereceğinden daha az yük bindirir. Makineye doğru eğilmekten kaçının. Üstten doldurmalı makineden bacağınızı yukarıya doğru kaldırın.. Özellikle ıslak çamaşırları alırken büyük yığınları yüklenmeyin. Makineyi doldurup boşaltırken, dizlerinizin üzerine çökün, kalkarken makineden destek alın.

Çocuk bakımı:
Beliniz ağrırken kucağınıza çocuk alacaksanız, önlemini daha önceden almanız gerekir. Ani hareketler ağrınızı arttırabilir. Bu durum hem sizin hem de çocuk için tehlikelidir. Çocuğun altını değiştirmek için yüksek bir yer ya da çocuk karyolası yoksa yerde değiştirmekten kaçının. Çocuğu giydirmek için masa ya da karyolasına doğru eğilirken belinizden değil, kalçadan eğilmeye çalışın. Belinizi dengeli bir durumda tutun. Önce bir bacağınızın üzerinde doğrulun. Çocuğu bu şekilde kucağınıza alın. Tek diz kaldırışı genellikle en etkili yöntemdir. Kaldırırken çocuğu mümkün olduğunca kendinize yakın tutun.

Eğer çocuk yeterince büyükse önce bir sandalye oturtun ya da ayakta tutun. Daha sonra yan çömelme durumunda dizinize doğru kaydırın. Bu pozisyon kaldırmanız için gereken alanı küçültür ve öne eğilme gereksiniminizi azaltır. Çocuğu uzun süre tek kalça üzerinde taşımaktan kaçının.

Beyin ve Sinir Hastalıkları, Sağlık Haberleri | 0 yorum

  • Kategoriler