İNSAN BEYNİ VE BİLGİSAYAR
Yapay Zeka filminin etkileri bizim son dergimizde de var diye belirten Prof. Dr. Kuday insan beyni ve gün geçtikçe gelişen bilgisayarları kıyasladı: “Bu Kasım ayının nöroşirurji dergisi. Kapaktaki resmi sinemaya gidenler anımsayacaklardır. 1926’da çekilen ilk bilim kurgu filmlerinden Metropolitan filmindeki robot Maria’nın resmi. Bilgisayar teknolojisine gelelim. Bugünkü durumdaki bir bilgisayarın 5 yaşındaki bir insan gibi düşünebilmesi için, Amerika kıtasının 4’te 3’ünü kaplayacak derecede büyük olması lazım. Yani bilgisayarlar çok gelişiyor ama insan beyniyle hiçbir zaman kıyaslanacak bir durumu yok. İnsan, henüz beyninin çok azını kullanıyor. Milyarlarca hücre var. Her hücreyi besleyen binlerce, milyonlarca sinir dediğimiz kablo var. Ve bunların birbirleriyle olan iletişimleri var. Hem elektriksel hem kimyasal. İnsanda bir de şuur var. Hiçbir alette şuur yok. Bir de en büyük şey, his var… Yani, hissetmek var.�?
Prof. Dr. Kuday, konuyla ilgili şöyle devam etti: “Bazen ameliyatı yapıyorsun, robotlar da ameliyat yapıyor bugün… Filmlerde görüyorsunuz, medyada okuyorsunuz. Bu doğru… Bizim dalımızda da robotik cerrahi var. Hatta, son kongrelerden birinde New York Nöroşirurji Başkanı diyor ki; ‘öyle bir güne geldik ki, bugünkü robotik cerrahiyle dünyanın en büyük cerrahına ameliyat yaptırabiliyoruz. Örneğin Singapur’daki bir beyin cerrahı, dünyanın en büyük cerrahı işte Yaşargil kabul ediliyor, ona yaptıracak ameliyatı. Bunların hepsi doğru ama bir şey var ki. Her şey filmlerde görülmüyor, her şey makinelerde yapılmıyor. Bazen hissediyorsunuz. O his çok önemli. Cerrahın hissi kadar önemli bir şey yok. Onu veremezsiniz. Yapay Zeka filminde de diyor ki, ben şu vazifeyi çok iyi yapıyorum, bunu yapıyorum. Ama bir şey yapamıyor, hissetmiyor.�?