• Doktorlar

  • TANSİYONU SIFIRLAYARAK YAPILAN YENİ ANEVRİZMA AMELİYATI

6 AÄŸustos 2008

TANSİYONU SIFIRLAYARAK YAPILAN YENİ ANEVRİZMA AMELİYATI

Tansiyonu sıfırlayarak yapılan yeni anevrizma ameliyatı ile ilgili Prof. Dr. Kuday, şu teknik bilgileri verdi: “Bu dünyada bir çok merkezde kullanılıyor. En çok Arizona’da kullanılıyor. Kalp cerrahlarının yaptığı gibi kalbi devreden çıkarıyor, solunumu durduruyorlar. Vücudun ısısını düşürüyorlar ve bu ameliyat yapıyorlar. Bu ameliyat ülkemizde yapıldı. Meslektaşlarımdan biri, Amerikan Hastanesi’nde Prof. Ali Çetin Saroğlu bir defa yaptı. Ondan sonra bir-iki defa daha yapıldı. Çok büyük ön hazırlığı var. Yani, kalp cerrahisinin de olduğu bir merkezde yapılması mümkün ve yapılabilen ameliyat şekli. Çok sık yapılmıyor. Ama yapılıyor çünkü başka yan etkileri olan çeşitli organların etkilenmesi söz konusu bu kansızlıktan. Ama çok mecbur kalınırsa yapılabilen ve yıllardır da kullanılan bir metod.�?

Beyin Cerrahisi, Beyin ve Sinir Hastalıkları | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

İNSAN BEYNİ VE BİLGİSAYAR

Yapay Zeka filminin etkileri bizim son dergimizde de var diye belirten Prof. Dr. Kuday insan beyni ve gün geçtikçe geliÅŸen bilgisayarları kıyasladı: “Bu Kasım ayının nöroÅŸirurji dergisi. Kapaktaki resmi sinemaya gidenler anımsayacaklardır. 1926’da çekilen ilk bilim kurgu filmlerinden Metropolitan filmindeki robot Maria’nın resmi. Bilgisayar teknolojisine gelelim. Bugünkü durumdaki bir bilgisayarın 5 yaşındaki bir insan gibi düşünebilmesi için, Amerika kıtasının 4’te 3’ünü kaplayacak derecede büyük olması lazım. Yani bilgisayarlar çok geliÅŸiyor ama insan beyniyle hiçbir zaman kıyaslanacak bir durumu yok. İnsan, henüz beyninin çok azını kullanıyor. Milyarlarca hücre var. Her hücreyi besleyen binlerce, milyonlarca sinir dediÄŸimiz kablo var. Ve bunların birbirleriyle olan iletiÅŸimleri var. Hem elektriksel hem kimyasal. İnsanda bir de ÅŸuur var. Hiçbir alette ÅŸuur yok. Bir de en büyük ÅŸey, his var… Yani, hissetmek var.�?
Prof. Dr. Kuday, konuyla ilgili şöyle devam etti: “Bazen ameliyatı yapıyorsun, robotlar da ameliyat yapıyor bugün… Filmlerde görüyorsunuz, medyada okuyorsunuz. Bu doÄŸru… Bizim dalımızda da robotik cerrahi var. Hatta, son kongrelerden birinde New York NöroÅŸirurji BaÅŸkanı diyor ki; ‘öyle bir güne geldik ki, bugünkü robotik cerrahiyle dünyanın en büyük cerrahına ameliyat yaptırabiliyoruz. ÖrneÄŸin Singapur’daki bir beyin cerrahı, dünyanın en büyük cerrahı iÅŸte YaÅŸargil kabul ediliyor, ona yaptıracak ameliyatı. Bunların hepsi doÄŸru ama bir ÅŸey var ki. Her ÅŸey filmlerde görülmüyor, her ÅŸey makinelerde yapılmıyor. Bazen hissediyorsunuz. O his çok önemli. Cerrahın hissi kadar önemli bir ÅŸey yok. Onu veremezsiniz. Yapay Zeka filminde de diyor ki, ben ÅŸu vazifeyi çok iyi yapıyorum, bunu yapıyorum. Ama bir ÅŸey yapamıyor, hissetmiyor.�?

Beyin Cerrahisi, Beyin ve Sinir Hastalıkları | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

BEL FITIĞI AMELİYATLARINDA BEYİN CERRAHİSİ

“Bel denince herkes kemikle ilgili doktorlara gidiyor. Gerçi doÄŸru gidilir. Ama ÅŸunu belirteyim ki, her bel aÄŸrısı bel fıtığı, bel aÄŸrılarının ancak yüzde 2-3’ünü teÅŸkil eder. Ve her bel fıtığı da ameliyat olmaz.�? diyen Prof. Dr. Kuday, bel fıtığı ameliyatlarında beyin cerrahisi ile ilgili olarak ÅŸunları söyledi: “Ameliyat sınırlarımız oldukça dardır. Ne zaman yaparız? Halk arasında bel kayması, siyatik diyoruz. EÄŸer güç kaybı varsa, bütün tedavilere cevap vermeyen aÄŸrılarda. Veya bir takım his bozukluklarında, idrar yapma kontrollarında bozukluklarda ameliyat düşünülür. Bu ameliyat, basit bir ameliyat diyeceÄŸim ama hiçbir ameliyat basit deÄŸildir. Tırnak çekilirken bile herÅŸey olabilir insana. Ama Türkiyemizde bugün çok sık ve çeÅŸitli ÅŸekillerde yapılan bir ameliyat ÅŸeklidir. Hep soruyor; endoskopik lazerle… DoÄŸru, mesela lazerle ameliyatı 1990’lı yılların başında, ÅŸimdi çalıştığım Florence Nightingale’e, o zamanki baÅŸkanı hocamız almıştı. Ondan sonra endoskopi istedik onu aldı. Onları hep kullandık. Fakat gördük ki, kongrelerde de yılda birkaç defa yurtdışına çıkma ÅŸansımız olabiliyor. Bunların kullanım sahası çok dar. Elinizde çekiç varsa her yere bir çiviyi çakmak zorunda deÄŸilsiniz. Elinizde bu alet varsa her hastaya uygulanacak diye bir ÅŸey yok. Ama bugün bel fıtığı normal usullerle, yani mikrodiskektomi dediÄŸimiz usullerle, açık ameliyatlarla, ülkemizin bütün ÅŸehirlerinde demeyim hatta kasabalarında dahi baÅŸarıyla ameliyat edilebiliyor.�?

Beyin Cerrahisi, Beyin ve Sinir Hastalıkları | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

ANEVRİZMA

“Beyin kanamalarının sebebinin yüzde 85’i budur�? diyen Prof. Dr. Kuday, anevrizmayı şöyle açıkladı: “Beyin damarlarının üzerinde çok ince bir zar. Onun altında bir zar daha var, soğan zarı gibi. Onun altında bir kanama olur. İşte anevrizmal kanamalar dediğimiz budur. Anevrizmal kanama, ne demek? Beynin tabanında bir çok damar var. Bir sürü kavşak yerleri var. Bu kavşak noktalarındaki bir su tesisatı sistemi düşünün. Boruların en çok kaçıran yeri, eklem yerleridir. Bu eklem yerlerinin belirli yerlerinde balonlaşmalar olur. Bu balonlaşmalara biz anevrizma ismini veriyoruz. Bu anevrizmaların patlaması çeşitli şekillerde, hastalarda çeşitli klinik bulgularla gelir. Bu patlamalar nasıl olur? Beyin kanamalarının sebebinin yüzde 85’i budur. Daha başka sebepler de var. Ama anevrizmalardaki kanamalarda belirtiler nelerdir? Yüzde 15, hiç belirti vermeden o anda kaybedilir. Yüzde 15’i hastaneye giderken kaybedilir. Diğer yüzde 15’i hastanede 24 saat ila 2 hafta arasında kaybedilir. Yüzde 45 etti. Diğer yüzde 15’i iki haftayla iki ay arasında kaybedilir. Diğer yüzde 15’i de iki sene içinde kaybedilir. Yani yüzde 85 bir kayıp vardır. Diğer geri kalanlara biz müdahale edebiliyoruz.�?

BALONCUK TESBİTİ VE AMELİYATI
Beyninde baloncuk tesbit edilen her hastalıkta yüzde 100 ameliyat demediklerini belirten Prof. Kuday baloncuk ameliyatı ile ilgili bilgiler verdi: “Ama anevrizmada bu şansımız yok. Bir insanın anevrizması varsa bu yüzde 100 kanayacaktır. Kanamış bir anevrizma ilk 7 gün içinde yüzde 80 tekrar kanar. Kanamamış bir anevrizma, ilk iki sene içinde muhakkak kanayacaktır. O yüzden baloncuk tesbit etdilmiş ise hasta gerekli merkezlere müracaat etsin. İster cerrahi veya endovasküler cerrahiyle bu yokedilsin. Yoksa kanayacaktır. Muhakkak ameliyat olması lazım. Bunun alternatifi yok. Bu kanamalar zamanında gitsin diyoruz. Zaman çok önemli. Bir çok kişinin hayatı zamanında müdahale edilmekle kurtarılmıştır. Bütün bunlara rağmen cerrahi tedavinin başarı oranı hastanın geldiği klinik durumuyla ilgilidir.
“Biz bunlara bir takım sınıflar veririz. Bir, iki, üç, dört, beş�? diyen Prof. Kuday şöyle devam etti: “BeÅŸ denildi mi, artık hiç ÅŸansı yok. Dört, çok az ÅŸansı var. Bir, iki, üç ÅŸanslıdır. Yani geliÅŸ derecelerine göre hastanın kurtulma ÅŸansları var. Anevrizma kanamasındaki belirtiler çok tipiktir. KiÅŸi, size der ki, yaşıyorsa tabi, ensemde veya beynimde bomba patladı. Yani çok ÅŸiddetli bir aÄŸrıyla gelir. Ve ensesindedir çoÄŸunlukla aÄŸrı. Veya göz arkasındadır. Åžiddetli gelir. Bazılarında belirti verir, biz, ÅŸurasındadır bu anevrizma deriz. Göz kapağı düşer, buna pitoz deriz. Onun arkasındaki bir damarda olduÄŸu içindir bu. Yani, belirtileri var. Erken teÅŸhis her yerde yapılabilir. Tabi ki, tomografi veya benzeri ÅŸeyler, anjiyo filan… Ama onlar yoksa bile, eskiden çok sık yapardık. Åžimdi, tabi teknoloji geliÅŸtikçe, teÅŸhis metodlarımız da geliÅŸiyor. Daha az aÄŸrı veren ÅŸeyler oluyor. Beyinden su alırdık. O kanlı geliyorsa, yüzde 100 kanama var derdik ve hemen müdahale yoluna giderdik. Ne kadar erken müdahale edilirse o kadar ÅŸansı var bu kiÅŸilerin.�?

Beyin Cerrahisi, Beyin ve Sinir Hastalıkları | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

BEYİN DAMAR HASTALIKLARI

Beyinin damar hastalıkları hakkında genel bir deÄŸerlendirme yapan Prof. Kuday, “beynin damar hastalıkları birkaç baÅŸlık altında toplanabilirâ€? dedi. Prof. Kuday, konuyla ilgili ÅŸunları açıkladı: “Tıkanmalara baÄŸlı, halk arasında inme dediÄŸimiz ÅŸok oluyor. Bunlar neler oluyor? Beyni besleyen en büyük damarlar, hem önden besliyor, hem de arkadan besliyor. Bunların çeÅŸitli sebeplerden, çeÅŸitli ÅŸekillerde tıkanması. Veya içerideki damarların tıkanmaları. Bunlara baÄŸlı inmeler meydana gelir. Bu inmelerin birçok sebebi var. Ama kabaca toparlarsak doÄŸumsal olabiliyor. Tütün kullanımı olabiliyor. Hipertansiyon, ÅŸiÅŸmanlık, diyabet, damarların kendi hastalıkları veya damar duvarının hastalıkları. ÇeÅŸitli baÅŸka rahatsızlıklar, örneÄŸin kalp rahatsızlıkları. Veya yaÄŸ embolleri, kırıklara baÄŸlı. Veya hava embolleri…â€?
Prof. Kuday, sözlerine şöyle devam etti: “Daha birçok sebepten beyin damarları tıkanır ve bu tıkanıklıklara bağlı bir takım belirtiler olur. Bu tıkanmaların yüzde 70’i maalesef kaybedilir. Amerika’da her yıl 500 bin kişi bu tip bir rahatsızlıkla karşılaşır. Bunların 150 bini hemen ölüyor. Bunların geri kalanının da yüzde 70’i sakat kalıyor ve normal yaşamına dönemiyor. Hatta öyle söylenir ki, dünyadaki ölüm sebepleri arasında kalp, kanserden sonra üçüncü sırayı beyin hastalıkları, damarsal hastalıkları yer alır. Beyin hastalıklarının yüzde 70’i inmeler yani tıkanmalar, geri kalanı da kanamalardır. Kanamaların da yüzde 70’i anında kaybedilir, yani hastayı kaybederiz. Yüzde 30’u çeşitli şekillerde kazanılmaya çalışılır.�

ERKEN TANI
Erken tanının mümkün olduğunu belirten Prof.Kuday, şöyle dedi: “Bunların bir kısmı gelip geçici ataklar deriz, hastalıkta bir takım ön belirtiler verir. Ama ben bunları anlatırken, herkes kendinde bir şey aramasın. Her belirti onları göstermez. Mesela gelip geçici ataklarda, gelip geçici körlükler, bir tarafta uyuşukluk, his kaybı, güçten düşme, şuur bulanıklıkları, görme bozuklukları. Veya beynin beslenme yerine göre, beynin önünü besleyen damarlardaki tıkanıklıklarda bu olur. Arkayı besleyen tıkanıklıklarda baş dönmesi, şuur kaybı, yine görme bozuklukları, denge bozuklukları bir ön belirti olarak çıkabilirler. Nasıl ki herkes bir kalp elektrosu çektiriyor, kalp doktorlarına gidiyor. Halbuki en az onun kadar önemli beyin damarlarının tıkanıklıkları da daha önceden tespit edilebilir. Mesela dopler yapılabilir. Emar anjiyo yapılır, anjiyo yapılır. O tıkanıklıklara göre önlem alınabilir. Çünkü yüzde 65-70’e kadar bu tıkanıklıklar tolere edilebilir. Ama yüzde 70’den sonra bunlara cerrahi müdahale yapmak lazım. Şimdi, beyin kanamaları birçok sebepten olur. En büyük sebebi hipertansiyondur. Ki, çoğunlukla hipertansiyondan kanar. Bu hipertansiyona bağlı kanamalar beynin belirli bölgelerinde olur. Bir kısmını kaybederiz ama bir kısmının da kendiliğinden düzelme şansı olabilir. Bir kısmını da cerrahi müdahale yaparız. Yerine, büyüklüğüne, cinsine göre.�

Beyin Cerrahisi, Beyin ve Sinir Hastalıkları | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

NÖROŞİRURJİNİN KAPSAMINA GİREN ALANLAR

NöroÅŸirurjinin kapsamına bir çok alan girdiÄŸini belirten Prof. Kuday ÅŸunları söyledi: “NöroÅŸirurji beyin cerrahisi deÄŸil, bunun içine ÅŸu hastalıklar girer. Omurilik rahatsızlıkları, omurga rahatsızlıkları, aÄŸrı, siyatik, bizim bel fıtığı dediÄŸimiz olaylar. Hani bilekte aÄŸrılar olur. Parkinson, epilepsi, kanamalar, inme, beyin tümörleri, bir takım hormonal rahatsızlıklar; hipofiz bezi tümörleri veya yetersizlikleri… İstemsiz hareketler. Damar tıkanıklıkları, sinir kesikleri… Daha bir takım psiÅŸik rahatsızlıkların cerrahi olarak tedavileri nöroÅŸirurjinin kapsama alanına girer.�?

Beyin Cerrahisi | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

ÅŸair deÄŸilim

Sana ne yazacağım bu gece
Karar vermedim
Ey sonsuz ÅŸiir
Ey bitmeyen ÅŸiir
Başlayabilseydim şöyle kenarından, usulca
Zor olmayacaktı bu kadar anlatmak uzun uzadıya
Sonra
Belki düşünmeyecektim virgülü nereye koyacağımı
Ya da nerede bitirip nerede başlayacağımı
Ey başlayamadığım için bitmeyen şiir
Şiire şiir yazacağım, şair değilim ben, şiir yazacağım sadece şiir

ÅŸiir | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

yalnızlık

Neredeydin?
Niye gelmedin?
Bekledim…
Gelmedin, gelemedin belki de…

Üşümüş elleri, kızarmış burnuyla rıhtımda,
Bir ben vardım, bir de yalnızlık yanımda.

AÄŸlasam?
Kınar mı görenler?
AÄŸladım…
Görmediler, görmezden geldiler belki de…

Hıçkırığı düğüm düğüm sıraladım böğrümde
Bu kadar üşütmemiÅŸti yalnızlık beni ÅŸimdiye dek ömrümde…

ÅŸiir | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

ÅŸeker

Bir sevdanın nöbetçisiyim,
Mahzun rüyalara gebe gecelerde…
Seni düşlüyorum,
Gözümde gölge gölge ÅŸeritler, tek ÅŸahidim izmaritler…

Çayım koyu, en az gece kadar.
Onda eriyen ben miyim? Yoksa ÅŸeker mi?
Şeker sensin, eriyen ben! Ne zaman gelir meçhul;
Vuslat treninde gelen sensin, bekleyen ben…

Aç gözlerini de yıldızlara bak,
Semada maÄŸrur ama titrek,bir mum alevi misali titrek!
Yıldızlar kayar; mum söner!
Sevdam onlardan mağrur ama ne kayar ne de söner.
Yanar, yanar da başa döner.

ÅŸiir | 0 yorum

6 AÄŸustos 2008

yaÅŸamak

Sadece yaşadıklarına aldanıp hayata küsüp duruyorsun,
Kadere isyan edip geri kalanı kesip yok ediyorsun,
Yaşananları yaşanmamış kabul edip,
Yaşanacakların sonunu yanlış yöne sürüklüyorsun,
Unut demiyorum sana,
Sil hiç demiyorum,
Hataların üzerine hatalar ekliyorsun farkında değilisin,
Gitme, hayatını bitirme yanlışlıklar yaparak,
Elbet bu rüzgar istediğin taraftan esecektir birgün,
Sen merak etme dost…
Yağmurdamlası..

Dr.Anevrizma

ÅŸiir | 0 yorum

4 AÄŸustos 2008

Korumalı: Elizabeth Hurley

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


+18 | Yorumları görmek için parolanızı girin.

4 AÄŸustos 2008

Korumalı: Kira Reed Lesbian

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


+18 | Yorumları görmek için parolanızı girin.

4 AÄŸustos 2008

Dont Touch Me Funny Video


Dont Touch Me Funny Video @ Www.villasblog.net - The funniest home videos are here

eÄŸlence, ÅŸakalar | 0 yorum

4 AÄŸustos 2008

Korumalı: Angelina Jolie

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


+18 | Yorumları görmek için parolanızı girin.

4 AÄŸustos 2008

Org. Başbuğ, İngiliz basınında

The Sunday Times gazetesi, “Sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker BaÅŸbuğ’un, (Genelkurmay BaÅŸkanı) olması bekleniyor” diye yazdı.

Org. Başbuğ, İngiliz basınında

Genelkurmay BaÅŸkanlığı’nda beklenen deÄŸiÅŸiklik yurt dışında da dikkat çekti. The Sunday Times gazetesi, “sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker BaÅŸbuğ’un, (Genelkurmay BaÅŸkanı) olması bekleniyor” diye yazdı. Gazete, “Orgeneral BaÅŸbuğ’un hükümete tesir etmede daha etkin olması bekleniyor�? iddiasında da bulundu.

“BUZ SAVAŞÇI” SAKİN VE PRAGMATİK

İngiltere’de Pazar günlerinde yayımlanan The Sunday Times gazetesi, “Buz Savaşçısı’ Türkiye’de İslamcı yönetimin yükseliÅŸini geri püskürtmeye hazır�? baÅŸlıklı uzun haber analizinde, Türkiye’deki son geliÅŸmelere de dikkat çekerek TSK’nın liderliÄŸinde yapılacak deÄŸiÅŸiklikleri, Genelkurmay BaÅŸkanlığı’na getirilmesi beklenen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker BaÅŸbuğ’u ve Türkiye’de ordunun rolünü deÄŸerlendirdi.

İstanbul kaynaklı, Jon Swain imzalı haber analizinde, “Türkiye, kendisini bir demokrasi olarak adlandırıyor ancak ordu hem zaman kanatlarda dolaşıp durdu. Askeri darbeler, son 50 yılda üç defa seçilmiş hükümetleri iktidardan uzaklaştırdı�? diye yazdı.

“TÜRKİYE GEÇEN HAFTA SİYASİ KAOSUN EŞİĞİNDEN DÖNDÜ�?

“Türkiye’nin geçen Çarşamba günü siyasi kaosun eşiğinden geri adım atmayı başardığını�? ancak, yargıçların çoğunun AKP’yi laikliği “erozyona uğratmaktan�? suçlu bulduğunu kaydeden gazete, “Ergenekon soruşturması�? kapsamında iki emekli generallerin cezaevinde olmasının “krize�? katkıda bulunduğu yazdı. The Sunday Times, Org. İlker Başbuğ’un yeni Genelkurmay Başkanı olarak atanmasının beklendiğini belirtikten sonra şöyle devam etti:

“Yaygın olarak, sakin ve pragmatik olmakla tanındığı için askeri çevrelerde ‘buz savaşçısı’ adlandırılan Orgeneral İlker Başbuğ’un, (Genelkurmay Başkanı) olması bekleniyor. Sandhurst’de eğitim gören 65 yaşındaki Başbuğ, önümüzdeki iki yıl (orduda) en üst görevi yürütecek. Müthiş bir askeri şahsiyet ve geçen yıl oyların yüzde 47’si ile seçilen ancak kendisini laik toplumun koruyucusu olarak gören ordu tarafından güvenilmeyen Erdoğan hükümetinin dar bir siyasi çizgide hareket etmesini sağlayacak ideolojik bir şahin.

“Bu nedenlerden Başbuğ’un, Erdoğan’ın terfi etmeyi tercih edeceği general olmadığı kesin gibi. Görevi bırakacak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da bir şahindir ancak impulsif idi ve başbakan daha etkin bir manevra üstünlük sağlayabiliyordu.�?

“İNCE BİR ZEKAYA SAHİP�?

İngiliz gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan “bir askeri kaynak�?ın da “Erdoğan, Başbuğ’un selefine göre çok daha müthiş bir karşıt olduğunu görecek. Çok daha ince bir zekaya sahip�? sözlerini de aktardı. Aynı kaynak, “Erdoğan, Başbuğ konusunda ihtiyatlı ve bir başkasını atamayı tercih ederdi�? diye konuştu.

“Başbakanın Başbuğ’un atamasına karşı çıkacak anayasal yetkiye sahip olduğunu, ancak geçmişte bu yetkiye başvurulduğunda hemen hemen her defada geri teptiği�?ni öne süren The Sunday Times, “Ve Erdoğan, geçen haftaki gelişmelerin kendisini kırılgan bıraktığını biliyor�? iddiasında da bulundu.

“BAŞBUĞ HÜKÜMETE TESİR ETMEDE DAHA ETKİN OLUR�?

Anayasa Mahkemesi’nin kararının AKP hükümetinin demokratik reformları sürdürme yolununu açtığını, Erdoğan’ın yeni bir anayasa üzerinde çalışmaya başlaması beklendiğini kaydeden gazete, ancak kararın aynı zamanda “kendisinin ve askerlerin, (Erdoğan’ın) partisini, İslamcı faaliyetlerin herhangi bir sinyalı olup olmadığı konusunda yakında izleyeceği�? anlamına geldiğini, bu nedenle Erdoğan’ın dikkatli olması gerekeceğini savundu.

Gazete “Eğer (Erdoğan) fazla uzağa gitmeye çalışıyorsa, AB onaylamazsa da, Başbuğ ve askerlerin, silahlı kuvvetler geçmişte yaptığı gibi ağır bir biçimde cezalandıracağı konusunda kuşku yok�? iddiasında bulundu.

haberler, turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 AÄŸustos 2008

Alonso’nun ‘dev’ isteÄŸi

Fenerbahçemizin transfer etmek istediÄŸi Xabi Alonso’nun tek bir ÅŸartı var…

Real Betis’e giden Mehmet Aurelio’nun boÅŸluÄŸunu doldurmak amacıyla ön libero bölgesine transfer yapma kararı alan Fenerbahçemizin listesinde ilk sırada yer alan Xabi Alonso, sarı-lacivertli formamızı giymek için Åžampiyonlar Ligi’ni ÅŸart koÅŸtu.Teknik Direktörümüz Luis Aragones’in teklif götürdüğü Liverpool’da top koÅŸturan İspanyol yıldız, Fenerbahçemize seve seve gelebileceÄŸini, ancak Avrupa sahnesinden de inmek istemediÄŸini bildirdi. Alonso kendisini takımımızda görmek isteyen Aragones’in teklifine, ön eleme maçlarının bitmesinden sonra yanıt verebileceÄŸini ifade ederek, sarı-lacivertli takımımızın Åžampiyonlar Ligi’ne kalmasının ÅŸart olduÄŸunu kaydetti.

Appiah ve Aurelio’nun takımımızdan ayrılmasından sonra ön libero görevini üstlenecek tecrübeli bir oyuncu isteyen Aragones, vatandaşı ve İspanya Milli Takımı’ndan öğrencisi olan Xabi Alonso’yu, sarı-lacivertli yönetime ilk sırada tavsiye etmiÅŸti. Tecrübeli teknik adamımızın, Alonso’nun ÅŸartını kabul ederek beklemeye geçtiÄŸi, AÄŸustos ayı sonunda Åžampiyonlar Ligi vizesi almaları halinde bu transferi bitirmek için yeniden düğmeye basacağı vurgulandı.

Fenerbahçe, spor | 0 yorum

3 AÄŸustos 2008

Haber mi rapor mu

Haber mi rapor mu

Kuzey Irak’ta Kürtçe yayınlanan Levin Dergisi, Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığını, envanterindeki dürbün sayısına varıncaya dek en ince ayrıntılarıyla yayınladı.

Şu anda bölgede 13 ayrı üste toplam 3 bin 235 Türk devlet görevlisinin bulunduğunu belirten haber, içerdiği bilgilerle istihbarat raporunu andırıyor.

IRAK’ın kuzeyindeki tüm Kürt gruplarıyla ihtilaf yaşayan ve sık sık Kürt politikacıların yolsuzluk haberlerini yayınlayan Levin Dergisi’nin haberine göre, bölgedeki en büyük Türk üssü, Türkiye sınırına 8 kilometre mesafede bulunan Kanimasi Kasabası’nda. En büyük lojistik ve istihbarat üssü ise yine Duhok Eyaleti’nde bulunan ve sınıra 40 kilometre uzaklıktaki Bamarne’de. Dergi, bu üslerde bulunan mühimmatları da en ince ayrıntısına kadar teker teker sıralıyor. Ardından aynı şekilde Batufa, Sinki, Kobki, Kimri, Daray Davatya, Sarı Zayrı ve Zaho’daki üslerin detayları veriliyor.

Irak Temsilciler Meclisi’nden bir yetkiliyle konuşan dergi, Iraklı politikacıların 1990’larda kurulan bu üslerin kaldırılması için girişimlerde bulunduğunu aktarıyor. Dergiye konuşan yetkili, Türkiye’nin bölgede uluslararası hukuka aykırı silahlar kullandığını iddia ediyor.

Herkese muhalif

Levin Dergisi, Kuzey Irak’ta 15 günde bir Kürtçe yayınlanan bağımsız bir dergi. 2001’de yayına başlayan dergi, yerel Kürt politikacılarının karıştığı yolsuzluk olaylarını ortaya çıkarmasıyla biliniyor. Dergi, hem Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’ye, hem de Mesut Barzani’ye muhalif. Aynı zamanda El Kaide hakkında da araştırmalar yayımlıyor.

Kürt resmi görevlilerinin karıştığı fuhuş trafiğini ortaya koyan haberinden sonra tehditler alan 23 yaşındaki muhabir Soran Mama Hama, 21 Temmuz’da Kerkük’teki evinin önünde kim oldukları henüz belirlenemeyen 4 kişi tarafından vurularak öldürüldü. Gazeteciler Sendikası, cinayetten yerel yöneticileri sorumlu tuttu.

5 Mart’ta yine failimeçhul bir cinayete kurban giden Saddam döneminin Çalışma Bakanlarından Abdülsettar Tahir Şerif (74) de, öldürülmeden 10 gün önce Levin’e konuşmuş ve Talabani ile Barzani’yi yolsuzluğa bulaştıkları iddiasıyla eleştirmişti. Derginin genel yayın yönetmeni Ahmet Mira ise geçen yıl kaleme aldığı makalede Talabani’nin hasta olduğunu iddia edince, peşmergeler tarafından gözaltına alınmış ve 13 saat işkence görmüştü.

2500 asker 58 tank

LEVİN Dergisi’nin, temmuz sayısında yer verdiği ayrıntılı bilgilere nasıl ulaştığı net değil. Süleymaniye merkezli yayın organı, haberini Irak merkezi hükümet yetkililerine dayandırıyor ama bu konuda ne bir kurum, ne de kişi ismi veriyor. Türk ordusunun Irak’ın kuzeyindeki varlığını ayrıntılı bir şekilde aktaran dergi, Dohuk Bölgesi’nde yoğunlaşan 13 ayrı üsteki Türk görevlilerin dağılımını şöyle yapıyor:

2 bin 564 asker 91 subay 240 özel harekát görevlisi 340 jandarma. Bu görevlilere ek olarak Batufa’da Albay Faruk Buğ’a bağlı, 20 Türk özel istihbarat elemanının da bölgede bulunduğu iddia ediliyor.

Derginin haberine göre Kuzey Irak’taki Türk üslerinin mevcut envanteri ise şöyle:

58 tank 27 zırhlı araç 31 uzun menzilli top 26 havan topu 17 RPG (roketatar) 10 uçaksavar (12.7 mm makineli tüfek) 40 askeri araç 13 Biksi (7.62 mm makineli tüfek) 2 çift gece görüş dürbünü 3 dürbün tripotu 10 sniper tüfeği 1 Atar bombası 4 uydu telefonu 2 Racal askeri radyo seti 2 vinç 1 gelişmiş ses giderici cihaz.

dünya'dan haberler, turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 AÄŸustos 2008

Zorlu Center’da 4 proje finale kaldı, Ahmet Bey 1 milyar doları hazırladı

Zorlu ihalesini 800 milyon dolara aldığı Karayolları Arazisi için proje seçimini 20 AÄŸustos’ta tamamlayacak. 117 firmanın katıldığı proje yarışmasında 4 projenin finale kaldığını ve seçimi Anıtlar Kurulu’nun yapacağını söyleyen Zorlu Grubu Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ahmet Zorlu, “Hangi proje seçilirse seçilsin 1 milyar dolara mal olacak. Satışlar da yılbaşında baÅŸlayacak” dedi.

Zorlu Center’da 4 proje finale kaldı, Ahmet Bey 1 milyar doları hazırladı

ZORLU Grubu geçtiÄŸimiz yıl mart ayında gerçekleÅŸen ihale süreci sonucunda 800 milyon dolara aldığı Karayolları arazisi için proje seçimini 20 AÄŸustos’ta tamamlayacak. Projenin maliyeti için 1 milyar dolar öngören Zorlu Holding Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ahmet Zorlu “117 firmanın katıldığı proje yarışması sonucunda finale kalan 4 alternatif oldu. Bu kalan 4 arasında seçimi Anıtlar Kurulu Yapacak. Biz ne vaad ettiysek onu yerine getiriyoruz” dedi.

Satış yılbaşında başlar

Proje önünde Mimarlar Odası’nın açtığı dava ile baÅŸlayan yasal engelin kısa süre içinde sona ermesini beklediÄŸini ifade eden Zorlu, şöyle devam etti: “Mahkeme kararının önümüzdeki günlerde sonuçlanmasını bekliyoruz. Ardından da proje ile ilgili çalışamalara baÅŸlayacağız. Satışlara yılbaşında baÅŸlayıp projenin 2010 yılında tamamlanmasını hedefliyoruz. 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti’ çalışmalarına yetiÅŸtirilmesi planlanan projede sosyal ve kültürel çalışmalar için alanlar ön plana çıkıyor”

Konsept hepsinde aynı

Yarışma sonucunda finale kalacak projelerinin maliyet açısından çok farkı bulunmayacağını dile getiren Zorlu ÅŸu ÅŸekilde konuÅŸtu: “Biz bu projede bir konsept oluÅŸturuyoruz. Yani bize sunulan projelerin tamamı konferans salonları, konser salonu, müze ve elektronik kütüphane gibi sosyal ve kültürel yapıları kapsıyor. Ayrıcai otel, iÅŸ merkezi, alışveriÅŸ merkezi ve rezidansları da içinde barındırıyor. Bu nedenle projeden projeye maliyet en fazla 100 milyon dolar oynar. Türkiye’de ilk kez beÅŸ deÄŸiÅŸik fonksiyonu içinde bulunduracak olan ’karma kullanım’ projesinde maliyet planlarını ileride yapacağız.”

UzakdoÄŸulu iÅŸletmeci

Projenin içindeki otel ve rezidansların iÅŸletmesi için de daha önce Türkiye’ye hiç girmemiÅŸ UzakdoÄŸulu ünlü bir firma ile anlaÅŸma yolunda olduklarını dile getiren Zorlu “İstanbul’a yakışır bir proje yapma sözümüzü tutuyoruz. Bu proje 80 sene sonra bile göze hitap edecek. AnlaÅŸtığımız iÅŸletmeci firma Avrupa’da da faaliyet gösteriyor. Dünyada birçok ülkede otel ve alışveriÅŸ merkezi iÅŸletiyor. Bizde de rezidansı ve oteli bu grubun iÅŸletmesi planlanıyor” dedi.

Ciro hesabı için erken

ZORLU Center için henüz bir ciro hesabı yapmadıklarını söyleyen Ahmet Zorlu, “Biz projede neyi satıp, neyi satmayacağımızı henüz bilmiyoruz. Bu ÅŸekillenmediÄŸi için de henüz bir ciro hesabı yapamıyoruz. Proje seçilip plan tamamlandıktan sonra bu hesaba gireceÄŸiz” dedi.

Maktum’u geride bırakmıştı

ZORLU Grubu, İstanbul’un en değerli arsası için geçtiğimiz yıl mart ayında açılan ihalede Dubai Şeyhi Maktum’u geride bırakmıştı. İhaleyi 800 milyon dolara alan Zorlu 96 bin metrekarelik arazide metrekare bedeli olarak 9 bin 641 dolar ödemeyi kabul etti. İhalenin ardından geçtiğimiz yıl yılbaşında projeye ilk kazmayı vurmayı planlayan Zorlu Mimarlar Odası, Şehir Planlamacıları Odası ve Yol Yapı Altyapı Bayındırlık ve Tapu Kadastro Kamu Emekçileri Sendikası’nın açtığı davalar nedeniyle bir süre önce inşaat çalışmalarını durdurma kararı almıştı. Ancak Danıştay’a yaptığı ’red’ başvurusunun kabul edilmesiyle inşaat iznini yeniden kazanmıştı.

Yatay bina Büyükdere Caddesi’ne başkaldırıyor

ERA Şehircilik Mimarlık’ın projesi İstanbul siluetinde ayrılan kimliği ve simgesel değeri ile dikkat çekiyor. Konsepti, İstanbul ve araziye yerleşimi itibarıyla çevre ile diyalog kurmak üzerine konumlandırılmış olan bu binanın tasarımı Büyükdere Caddesi üzerindeki genel mimari yaklaşıma karşı yatay olarak geliştirilmiş. Ortasında açık alanı bulunan binanın kat yüksekliği cephelerine göre farklılık gösteriyor.

117 başvuru oldu, 13’ü yarıştı 4 mimarlık grubu finale kaldı

Zorlu Gayrimenkul’ün geçen yıl haziran ayında açtığı “Zorlu Center Mimarlık ve Kentsel Tasarım Yarışması”na 117 firma baÅŸvurdu. Bunların arasından 13 uluslararası mimarlık ofisi seçilerek yarışmaya katılmaya hak kazandı.

Yapılan değerlendirmede ERA Şehircilik Mimarlık Müşavirlik Ltd. Şti., Yapı Tasarım Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti.-A.L.U.D. (Architecture, Landscape & Urban Design) Ortak Girişim Grubu, Tabanlıoğlu Mimarlık AŞ-Emre Arolat Mimarlık Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu ve Cafer Bozkurt Mimarlık Ltd.-asp Architekten Stuttgart Ortak Girişim Grubu projeleri ile finale kaldı.

Köprülerle birleşen binalar saate göre renk değiştiriyor

MİMARLAR Yapı Tasarım Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri ile Architecture, Landscape & Urban Design Ortak Girişim Grubu’nun oluşturduğu proje ’İstanbul’a bir heykel’ temasını işliyor. Kentin her açısından farklı görünen ve günün her saatinde farklı renklere bürünen bu yapı birbirine bağlı 5 çok katlı bloktan oluşuyor. Bu binaların bazılarının üst katlarından köprüler aracılığıyla birbirine geçiş imkanı da bulunuyor.

5 blok lego gibi görünüyor

CAFER Bozkurt Mimarlık ve Architekten Stuttgart Ortak Girişim Grubu’nun projesi binaları üst üste konulmuş küpler şeklinde yükselen bir yapı olarak öne çıkıyor. 5 blokun çevrelediği projede bu blokların önünde U şekline benzer bir yapıda tasarlanmış bir alışveriş merkezi yer alıyor. Bu binada kenarlara geldikçe binanın yüksekliği de artıyor. Projenin en ön kısmında da çeşitli gösteriler için tasarlanmış bir alan bulunuyor.

Meydanın arkasında iki kule yükseliyor

YARIŞMAYA ayrı ayrı projelerle katılan Emre Arolat Mimarlık ve Tabanlıoğlu Mimarlık daha sonra projelerini birleştirme kararı aldı. Oluşan bu yeni konsorsiyum ile şirketler ’Yeni bir merkez ve özgün bir kent parkı’ temasını hayata geçirmeyi amaçlıyor. İstanbul’un kamusal mekan kurgusuna yeni bir halka olarak eklenmeyi hedefleyen proje zengin yarı açık alanları ile göze çarpıyor. Bu yolla alışveriş merkezlerinin yapısal ve sosyal normlarını kırmayı hedefleyen mimarlar projede yarattıkları kent meydanı ve büyük konser salonu ile öne çıkıyor. Projede ortada meydan şeklinde oluşturulan açık alanda alışveriş merkezi ve konutlar yer alıyor. Arkasında da iki adet çok katlı kule yükseliyor.

turkiyeden olaylar | 0 yorum

3 AÄŸustos 2008

Ne tanıklar ne sanıklar AMA afişe oldular

Ergenekon İddianamesi eklerinin kamuoyuyla paylaşılmasıyla, işadamından sütçüsüne, aile üyelerinden taksicisine, siyasetçisinden sanatçısına, davayla tanık ya da sanık olarak dahi ilgisi olmayan binlerce insanın özel hayatı adları, soyadları ve telefon numaralarıyla afişe edildi. Bu kişilere ait özel bilgiler, Ergenekon İddianamesi’nin 297 numaralı delil klasöründe yer aldı.

CUMHURİYET Savcısı Zekeriya Öz’ün başkanlığında yürütülen Ergenekon soruşturması iddianamesinin eklerinin kamuoyuyla paylaşılması, olayla hiçbir ilişkisi olmayan binlerce insanın özel hayatını da deşifre etti. Sanıkların telefonunda kayıtlı olan sütçüsünden, işadamı, mahalledeki taksiciden, aile üyelerine kadar herkesin cep telefonları iddianame eklerinin internette yayınlanmasıyla afişe edilmiş oldu.

Delil klasöründe/_np/4938/6084938.jpg

Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların telefon kayıtları, Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli polislerce incelenip dökümleri alındı. Dökümlerde sanıkların cep telefonu hafızalarında kayıtlı herkesin cep adları, soyadları ve telefon numaraları, iddianamenin 297 numaralı delil klasöründe yer aldı. İnternette iddianameyi inceleyen herkes, bu telefon kayıtlarına kolaylıkla ulaşabilecek olması tepki çekti.

Sanatçılar, işadamları

İddianame eklerinin internet sitelerinde yer almasıyla telefon numaralarına ulaşılabilecek binlerce isimden bazılarının isimleri, meslekleri ve işleri şöyle:

Zeynel Abidin Erdem (İşadamı), Ahu Tuğba (Oyuncu), Kazım Kolcuoğlu (İstanbul Barosu Başkanı), Necla Arat (CHP Milletvekili), Serdar Denktaş (KKTC Dışişleri Bakanı), Korkut Özal (İşadamı-Turgut Özal’ın kardeşi), Ali Koç (İşadamı), Hadi Çaman (Sanatçı), Veysel Eroğlu (Çevre ve Orman Bakanı), Dengir Mir Mehmet Fırat (AKP Genel Başkan Yardımcısı), Ahmet Davutoğlu (Başbakan Başdanışmanı), Akif Beki (Başbakan Basın Danışmanı), Meral Akşener (Eski Bakan-MHP Milletvekili), Halil Şıvgın (Eski Bakan), Murat Karayalçın (SHP Genel Başkanı), Namık Kemal Zeybek (Eski Bakan), Oktay Vural (MHP Genel Başkan Yardımcısı), İlhan Kesici (CHP Milletvekili), Güldal Mumcu (TBMM Başkanvekili), Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı), Tuğrul Türkeş (MHP Ankara Milletvekili), Mehmet Ali Bayar (Demokrat Türkiye Partisi eski Genel Başkanı), Ahmet Ertürk (TMSF Başkanı), Hasan Doğan (Kısa süre önce görevdeyken yaşamını yitiren Futbol Federasyonu Başkanı), Vural Savaş (Yargıtay eski Başsavcısı), Fahri Kasırga (Adalet Bakanlığı eski Müsteşarı), Mesrop Mutafyan (Ermeni Patriği), Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür (Eski MİT’çiler), Devrim Sevimay (Gazeteci), Oray Eğin (Gazeteci), Tuncay Özkan (Gazeteci), Osman Pamukoğlu (Emekli Tümgeneral), İbrahim Tatlıses (Türkücü), Tuğba Ünsal (Manken), Yavuz Bingöl (Türkücü), Nur Ertürk (Türkücü), Nihat Doğan (Türkücü), Nasuh Mahruki (Dağcı), İzzet Çapa (İşletmeci)

Tekin’in bombacısı

Sanıkların telefon fihristlerinden ilgi alanları da anlaşılabiliyor. Muzaffer Tekin’in cep telefonunda kayıtlı 196 isimden biri de “Bombacı”. Tekin, at yarışı tüyoları veren “Bombacı” servisin 3953 mesaj numarasını da telefonuna kaydetmiÅŸ. 4 sms ücreti karşılığında “Bombacı” yazıp 3953’e mesaj gönderildiÄŸinde günü tüyoları cep telefonuna geliyor. Bazı sanıklarsa numaralarını unutmamak kendilerini de fihristlere kaydetmiÅŸler.

turkiyeden olaylar | 0 yorum

  • Kategoriler